BİZ ÇOCUKKEN
Rize daha guzeldi. Rize daha özeldi.
Henüz erler komutan olmamıştı.
Bakıra altın değeri verilmezdi.
Biz çocukken; yollar bozuktu
Musluklar bozuktu
Ziller bozuktu
Paralar bozuk
Amma adamlar sağlamdı..
Yere düşen ekmeği üç öpüp alnımıza getirerek kaldırırdık.
Düşene vurmak yoktu. Gizli tanık hızlı tanık nedir bilmezdik.
“Üçe kadar sayıyorum” diye tehdit ederken bile, araya “iki buçuğu” sığdıran vicdanlı çocuklardık biz.
Biz çocukken birileri başkasıyla yol alırken “beka meselesi var” deyip, kendisiyle yol alırken beka meselesi ortadan kalkmazdı.
Sularımız soğuktu ve sertti
Ama kavgamız mertti.
Masaya kasaya nisaya yenilmemişti henüz bazıları. Mücahitler henüz mutahit olmamıştı.
“Bizim gibi düşünmeyen yaşamasın” hakim değildi bu topraklara,
“Benim gibi düşünmeyende bin yaşasın iyi yaşasın” denirdi.
Herkese yeşil ışık yakan sözde ağabeyler değil
Turgut Karafazlı, Tuncay Mataracı, Nihat Mete’ler vardı..
“Yanlış adamla doğru yolda bile yürünmez” derlerdi.
Fatih Sultan KAR / İST