Genel > Çocukluğum - 1-

Çocukluğum

Çocukluğumdan Bazı Notlar

Her Hafta Başka Bir Yazıyla

ÇOCUKLUĞUMUZ;  NECATİ DİLİ

Bizim çocukluğumuzda hayal etmemiz çok değişik olurdu. Bir araba olsa dört tekerlekli içine binim sürmek isterdim. Maalesef bizim çocukluğumuzdaki arabalar dört tekerlekli tahtadan veya bilyeden olurdu. Bu tekerlekleri almak için ya marangozların yolunu tutar ya da Tamirhanelerin yolunu tutardık. Marangoz haneden tahta tekerlek yaptırırdık. Yapardılar biz çocukların isteğini kırmazdılar. Doğru Ziraatın bayırını başka kayacak yer yoktu. Fazlada bir araç trafiği yoktu. Rampadan aşağıya doğru kayardık

 Fren mi! İlginç ya tahtadan bir fren yapardık. Süratlendi mi sözde freni elle çeker arabamızı yavaşlatırdık. O da olmazsa ayak frenlerimiz vardı. Ayak frenlerle ayakkabılarımızı tabanı biterdi. Tahta frenlerimiz çabuk biterdi veya kırılırdı. Tekrardan arabamıza frenler takviye yapardık.

Çocukluğumuzda hayal ettiğimiz arabalarımızla öylece oynardık. Ziraatın rampasından yani bayırından kay kayabilirsen. Ekseriyette tahta tekerleklerimiz çabuk kırılırdı yani dayanıklı tahtalarımız yoktu.

Marangoz, marangoz veya tamirhaneleri gezer tahta veya bilye toplardık. Arabalarımız için tekerlek bulmaya çalışırdık. Bizim çocukluğumuzda bunlardan mutlu olurduk. Okul zamanı geldi mi muhakkak okulumuza giderdik.

Bu da bizim çocukluğumuzdan bir kesit. Birde çocukluğumuzdaki sinemalar vardı ileriki yazımda Çocukluğumdaki sinemalarımızı yazmaya çalışacağım. Ziraatın bayırından kayarken çok mutlu olurduk kaydıktan sonra arabalarımızı koltuk altına alıp doğru evin yolunu tutardık.

Kayarken düşersek o zaman vay halimize ayakkabı delirin pantolon veya gömleğimiz yırtılırdı. İşin aslına bakacak olursak eve gitmekte vardı.

Çocukluğumuz illede çocukluğumuz hey gidi günler dön bakalım geriye dönüp bunları tekrardan yapabilirimsin’ Kocaman bir maalesef ama iyikide o çocukluğumu yaşamıştık.

Zaman içeresinde yaşadığımız çocukluğumuzun anılarını seri halinde yazıp yayınlamayı düşünüyorum.

Takip etmeye devam edelim