Anılarmdan olan yazımın bir sayfası sizlerle
HELE MİDYE TAVA:
Midye tavalı çok yedik arkadaşlarla hiç unutmam bir gün evin dışında denizden midye topladık. Ateşi yaktık saç teneke üzerine koyduk, Midye pişiyor. Yoldan gecen bir büyüğümüz Kızım bu nedir dedi. Kız çocuğunda dili döndüğü kadar ‘’ Amca bu mada içinde var yumuta ‘’ Yani mada dediği Midye Yumurta dediği, içindekini yumurtaya benzetiyor. Bunu yıllarca unutmadım hala dediği hatırlarım.
REŞADİYE MAHALLESİ ‘’ Arka pozisyonda talebeler balıkçı kayığı Cami, deniz kenarında kayalıklar ve uzunca bir koy halinde sahil. Evlerin önünden gecen yol, koy dibinde bitiyordu. Şimdi o mevkide otogar ve yol güzergâhı bulunmaktadır. Şehirlerarası yol güzergâhı arka plandaki ev Armonikacı Süleyman’ın evi ‘’
Öğle yemeklerimiz böylece ara sıra hava güzel oldu mu yanında ekmek midye pişirir yerdik. Bu midye yemeği yaz aylarında yapardık. Bahçedense mis gibi kokan salatalık ve domates taze taze yerdik.
Lahananın Kotilisini yerdik Yani lahananın alt kısmı lahananın sapını
Midye tava bizlerin o zamanki fit yemeklerimizdendi gelen, gidene de verirdik.
Çok uzun yıllar sonra mideyi İstanbul’da bacanak ısmarlamıştı midyeli pilav orda yemiştik. Yemiştik ama bizim çocukluğumuzda yediğimiz midyenin tadını alamadım. Anlamış değilim yoksa ufaktık diye mi bize öyle gelmişti. Ha birde orada kokoreçle tanışmıştım.
NECATİ DİLİ GAZETECİ YAZAR