FARKLI BİR PENCEREDEN: TRABZONSPOR’A BAKIŞ
“OKULUN İLK GÜNÜNDE, KARNE DAĞITMAYALIM”
Trendyol Süper Lig 2026/2027 sezonunun ilk haftasında Trabzonspor’un deplasmanda Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalması, ilk bakışta olumsuz bir sonuç gibi gözüküyorsa da mevcut kadronun marka değeri, takımın yeni oluşum süreci ve ligin henüz ilk haftasında bulunulduğu gerçeği birlikte değerlendirildiğinde, bu karşılaşma için “ne sevindik ne de üzüldük” denilebilecek bir sonuç ortaya çıkmıştır.
Buna rağmen daha sezonun ilk maçının ardından, kalemi eline alan veya mikrofonun başına geçen bazı kişilerin Trabzonspor’a adeta “okulun ilk gününde karne verircesine” ağır ve kesin hükümler vermelerini doğru bulmuyorum.
Unutmayalım ki lig uzun bir maraton olup kendi sahamızda lige yeni yükselen Çorumspor ile berabere kalıp veya Gençlerbirliği’ne mağlup olsaydık, bugün çok daha farklı yorumların yapılacağına şüphe yok.
Kasımpaşa ile Trabzonspor’un karşılaşması, bol pozisyonlu ve açık futbol anlayışının hâkim olduğu bir mücadele şeklinde geçip her iki takımın da zaman zaman önemli fırsatlar yakalaması, Kasımpaşa’nın da bu sezon kolay lokma olmayacağının işaretlerini verdi.
Trabzonspor cephesine baktığımızda ise Aral Şimşir ve geçen sezonun gol kralı Onuachu dışındaki oyuncuların henüz sezonun fiziksel ve taktik anlamında tam anlamıyla hazır olmadıkları ve futbolcuların gerçek performanslarını ortaya koyabilmeleri için birkaç haftaya daha ihtiyaçları olduğu kanaatindeyim.
Batagov ve Muçi’nin yokluğu, Muhammed Salah’ın karşılaşmanın ikinci yarısında oyuna dahil olması da Trabzonspor’un hücum gücünü ve oyun planını etkileyen önemli unsurlardı.
Özellikle Onuachu ve Aral Şimşir gibi gol yollarında etkili oyuncuların, “Nasıl olsa golü buluruz” düşüncesiyle zaman zaman oyunun ciddiyetinden uzaklaşmaları da bu küçük çaplı kazanın sebeplerinden biri olmuş olabilir.
Teknik direktör Fatih Tekke’nin Kasımpaşa karşılaşmasında bazı oyuncuları görüp değerlendirmek ve elindeki kadronun hangi alternatiflerle daha verimli olabileceğini anlamak amacıyla farklı tercihler yaptığı kanaatindeyim.
İlerleyen haftalarda daha ideal bir kadro ve daha oturmuş bir oyun anlayışı ve Özellikle Batagov ve Muhammed Salah gibi oyuncuların tam kapasiteyle kullanılacağı bir Trabzonspor’un çok daha farklı bir görüntü ortaya koyacağı kanaatindeyim.
Transfer konusuna gelince orta sahada rekabeti oluşturacak iki oyuncu ve iyi bir yedek kaleci alınarak bu sezonda Trabzonspor’un ligin en iddialı takımlarından biri olacağına inanıyorum.
Çünkü bu kadronun doğru şekilde harmanlanması, oyuncuların birbirine alışması ve teknik heyetin ideal oyun sistemini bulması halinde Trabzonspor’un önünde ciddi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum.
Sonuç olarak; Alına beraberlik ne göklere çıkarır, ne yerin dibine indirir, bir takımın şampiyonluk hedefini, oyun kalitesini veya sezon sonunda alacağı dereceyi ilk maçtan kesin hükümlerle değerlendirmek bana göre doğru olmayıp okulun ilk gününde karne dağıtılmaz. öğrencinin başarısı, dönem boyunca gösterdiği performansla ölçülür. Futbolda da durum aynıdır.
Ve en önemlisi 1970’li yılların ruhunu yeniden yakalamaya çalışan Trabzonspor için…
Saygı ve sevgilerimle.
Şeref YEREBAKAN
Araştırmacı Yazar – Spor Adamı
Master Euro Lig Bölge Temsilcisi