Fatih.Kar: SÜLEYMAN KAZMAZ’IN ANILARINDA RİZE’NİN İŞGAL YILLARI
*Rizeli Hafız Rasim oldu Gavur Rasim
* Ruslar Rize'ye bağırsak kurdu hastalığını getirmişlerdir.
* Karadeniz'i kan gölü haline getirmek istiyorlardı.
* Rize'de de Tuzcuoğlu Nigâhı Bey'in evini hastane yaptılar.
*Amaçları Rize'ye Rum mutasarrıf atamak, Rum bayrağı çekmekti.
* Taşlıdere - Fener burnu arası boydan boya Rus nakliye gemileriyle dolu.
21 Şubat 2013 tarihinde aramızdan ayrılan Süleyman Kazmaz, kalemin yüreğini Rize’ye Rize kültürüne adamış koca bir çınardı. Benim hocamdı. Kazmaz, zaman içerisinde kırk bir kitap, yüzlerce makale, araştırma ve derlemeye imza atarak Rize ilimizi ülkemizin sanatını, kültürünü, güzelliklerini ve gerçek değerlerini dünyaya tanıtır. Her anında yeni bir eserin heyecanı ve paylaşma arzusu vardı. Süleyman Kazmaz üstadımı rahmetle anarken Rusların Rize ilini işgali sırasında yaşananları kaleme aldığı derlemeleriniz sizlerle paylaşıyorum.
İHTİLAL OLMASA KATLİAM OLACAKTI
Bir gün Rize'de şöyle bir haber dolaştı: “Bugün Rus çok asker döktü, satırlar bilendi. Rize'de Türkler kesilecek, kimse yatmasın, beklesin”. O gün çok yağmur yağdı. Gece yatmadılar, herkes ağlıyor, helalleşiyor. Rus taraftarı olarak bilinen Rize’nin yerlisiydi. Gâvur Rasim namı ile anılan bu kişi için, “Bizim Gâvur Rasim, oldiler bize hasım!” deniliyordu. Ruslar gittikten sonra, Gâvur Rasim'i öldürdüler. Sonra karısını, oğlunu ve kızını aradılar. Onlar da ahırda gizlenip, üzerlerine ot döktüler. Böylece saklandılar. Halk onları bulamadı. İşgal sırasında Gâvur Rasim olarak anılan, Hafız Rasim Ruslara casusluk ederdi. Kim Rusların aleyhine bir şey söylerse hemen gider, Ruslara haber verirdi. Gâvur. Rasim çok iyi yaşardı. Giyimi çok iyi idi, kat kat elbisesi vardı. Kimsenin onun kadar elbisesi yoktu. Kimse onun kadar iyi yaşayamazdı. Bütün bunları Ruslardan aldığı paralarla yapardı. Ruslar çekildikten sonra Rasim'in cesedini bir köprünün altında buldular. Rize'nin Portakallık Mahallesi'nden Hacı Rasim bir gece eve geldi, ev halkına şöyle dedi: “Bu akşam Rize hep kılıçtan geçecek, bir evden bir eve gidilmesin!”. O gece yeni evlenen bir çift katliam olmasın diye sabaha kadar dua etti. O gece, sabaha kadar yağmur yağdı; katliam olmadı. Sonradan öğrenildi ki katliamı Ermeniler yapacaktı. Fakat Rusya'daki Türkler Çar'a baskı yaptılar. Ermeniler de katliamdan vazgeçtiler. Ardından Hacı Rasim şöyle dedi: “Rusya'da ihtilâl oldu, sonra Ruslar Rize'den çekildi. Gâvur Rasim, Rusların adamıydı, onun için Gâvur Rasim'in teyzesine "Rasim seni kurtarır" dediler. O da "Nereden kurtaracak?" diye cevap verdi. Düşman istilâsı ve işgali milletler kadar aileleri de harabeden, maddî ve manevî acılara ve kayıplara sürükleyen olayların başında yer alır. Rize'nin 1916-1918'li yıllarda Ruslar tarafından istilâ ve işgali ailemizi manevî bakımdan derin acılara sürüklediği gibi, maddî açıdan da büyük kayıplara ve yokluklara uğratmıştı. Yabancı bir devletin buyruğu altında yaşamak, bağımsızlığı, özgürlüğü ve kişiliği yitirmek gibi acıların en büyüğü en derinidir.
RİZE’Yİ YAKTILAR YIKTILAR
Ailemiz iki yıl bu acıyı yaşamış, ayrıca büyük maddî kayıplara uğramıştı. Ana tarafından dedem, Rizeli Hacı Bilâl Zade, Hacı Mahmut Efendi'nin Rize çarşısındaki camii ve dükkânı yakılmıştı. Baba tarafından da öyle; Ruslar Çayeli'nin Beyazsu Köyü'ndeki ailemizin atadan kalma evini yakmışlar, ayrıca Çayeli’nin merkezinde, Eskipazar Mahallesi'ndeki evi yağmalamışlar, evin bütün eşyasını alıp götürmüşlerdi. Bu yağmanın yarattığı darlık ve yokluk, ömür boyu telâfi edilememiştir. Öyle ki evde herhangi bir eşyadan söz edildiği zaman, "Yağmaya gitti." deyimiyle anlatılmak suretiyle yaşanan acı daima tekrar edilmiştir. Ayrıca ev Ruslar tarafından hastane olarak kullanıldığı için aile iki yıl Rize'de oturmak zorunda kalmış, ancak Ruslar çekildikten sonra Çayeli'ne dönmek imkânı…
[11:40, 15.10.2025] Fatih.Kar: NEYİMİZ KALDI
BEN DEGİL UĞUR IŞILAK DİYOR
Yürekte yara yok, sözlerde tesir
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
En derin mânâlar maddeye esir
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
İsyanım sığar bir kaç dizeye
Dön bak çay eline dön bak Rize'ye
İsminizi verdik her bir köşeye
Bizi biz yapan neyimiz kaldı
Belki delirmedik ama kudurduk
Nefsimize göre bir dünya kurduk
Zevkin de keyfin de dibine vurduk
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
İliklere kadar girdi siyaset
Fikir müflis, vizyonumuz hamaset
Önyargının adı oldu feraset
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
Ufuk olmayınca dünden dem vurduk
Yarını olmayan günden dem vurduk
Biraz sıkışınca dinden dem vurduk
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
Düzenbaz diriler düşünce gözden
Ölülerden medet umduk bu yüzden
Âlâ düşman mı var ki bize bizden
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
Bozacının şahididir şıracı
Nereye el atsan durum çok acı
İbadetler bile reklam aracı
Tükettik her şeyi neyimiz kaldı
Mülkün kölesiyiz, makamın kulu
Kaydı şirazemiz, şaşırdık yolu
Müzeye kaldırdık sağ ile solu
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
Dünyayı verseler yine yetmiyor
Tamahkâr olunca istek bitmiyor
Hiçbir şey kimseyi tatmin etmiyor
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
Ömründe bir kalbe dokunmayanlar
İnsandan, insaftan, halden ne anlar
Masal olup gitti güzel zamanlar
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
İşiten sağırlar, gören körleriz
İş lafa gelince esip gürleriz
Fırsatı bulunca her haltı yeriz
Tükettik her şeyi neyimiz kaldı
Mefhumu öldürdük, ruhumuz yasta
Kibrimiz dorukta, kalbimiz hasta
Vefadan eser yok, sabır iflasta
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı