Aradan geçen yıllara rağmen gazetecilik, hâlâ cesaret isteyen bir meslek olmaya devam ediyor. Gerçeği yazmanın bedeli kimi zaman yalnızlık, kimi zaman baskı, kimi zaman da susturulmaya çalışılmak oluyor. Buna rağmen meslek onurundan ödün vermeden görev yapan gazeteciler, toplumun vicdanı
24 Temmuz... Sadece Bir Tarih Değil, Bir Vicdan Meselesidir
24 Temmuz, takvimde yer alan sıradan bir gün değildir. Bu tarih; gerçeğin susturulmak istendiği dönemlere karşı kalemini eğmeyen gazetecilerin, halkın doğru haber alma hakkı için verdiği mücadelenin simgesidir.
24 Temmuz 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte İstanbul'da yayımlanan gazeteler, sansür memurlarını gazetelerine almayarak Türk basın tarihine unutulmaz bir sayfa ekledi. Bu anlamlı gün, 1948 yılında Basın Bayramı olarak kabul edildi. Ancak 1971 yılından itibaren, basın özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekmek amacıyla Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak anılmaya başlandı.
Aradan geçen yıllara rağmen gazetecilik, hâlâ cesaret isteyen bir meslek olmaya devam ediyor. Gerçeği yazmanın bedeli kimi zaman yalnızlık, kimi zaman baskı, kimi zaman da susturulmaya çalışılmak oluyor. Buna rağmen meslek onurundan ödün vermeden görev yapan gazeteciler, toplumun vicdanı olmaya devam ediyor.
Gazetecilik; sadece haber yazmak değildir. Bazen bir annenin gözyaşını, bazen bir işçinin alın terini, bazen de sesi duyulmayan insanların çığlığını kamuoyuna ulaştırabilmektir. Bazen bir çocuğun umudu, bazen bir yaşlının yalnızlığı, bazen de haksızlığa uğrayanların adalet arayışına tanıklık etmektir. İşte bu yüzden gazetecilik, vicdanla yapılan bir meslektir.
Ne yazık ki günümüzde bilgi kirliliğinin arttığı, doğruların yalanlarla gölgelenmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle zamanlarda gazetecinin en büyük sermayesi; ne makamı ne de gücüdür. Onun en büyük gücü, doğruluktan ayrılmayan kalemi ve halkın kendisine duyduğu güvendir. Çünkü özgür basın sadece gazetecilerin değil, toplumun ortak nefesidir. Haber alma hakkı kısıtlanan bir toplumun geleceği de karanlık olur.
Dileğimiz; gazetecilerin baskı görmeden, korkmadan soru sorabildiği, özgürce haber yapabildiği, eleştirinin suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olarak görüldüğü bir Türkiye'dir.
24 Temmuz vesilesiyle; tüm zorluklara rağmen gerçeğin peşinden yürümekten vazgeçmeyen, meslek onurunu her şeyin üzerinde tutan, halkın haber alma hakkı için fedakârca çalışan tüm basın emekçilerinin Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü'nü kutluyor, görevleri başında hayatını kaybeden gazetecileri rahmet ve saygıyla anıyorum.
Kalemin mürekkebi tükenebilir; ama gerçeğin izi asla silinmez.
Yasemin ÖZÇELİK
Gazeteci/Köşe Yazarı
Giriş: 17/06/2025
Giriş: 18/10/2024
Giriş: 13/04/2025
Giriş: 14/12/2025
Giriş: 06/11/2024
Giriş: 24/07/2025
Giriş: 10/03/2026
Giriş: 02/10/2025
Giriş: 18/07/2025
Giriş: 31/10/2025
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir