DENİZ KENARINDA EVDE OTURURDUK

Dalga balkonun dibine vururdu. Balkonun dip tarafı çakıl taşlıklı sahildi. Reşadiye camisinin ön tarafı tamamen tarım ay şeklinde kumlu sahildi.


DENİZ KENARINDA EVDE OTURURDUK

DENİZ KENARINDA EVDE OTURURDUK

Dalga balkonun dibine vururdu. Balkonun dip tarafı çakıl taşlıklı sahildi. Reşadiye camisinin ön tarafı tamamen tarım ay şeklinde kumlu sahildi.

Reşadiye mahallesine oturanlar ekseriyette balıkçılıkla uğraşırdılar. Kayıklarda sahillerde çok vardı.

Üç katlı tahta evde uzun sene kaldık. Önümüzde düz bir bahçe vardı. Bizden büyük o zamanki abiler orada futbol oynardılar. Daha sonraları bizlerde orada top oynamaya başladık.  Bana gelince o yaşlarda forvet oynamaya çalışırdık. Bahçede kuyu vardı ama oda boştu.  O evde su ve elektrik yoktu.   Ara sıra gaz lambasının camını çıkartıp siler ve parlatırdı. Aynı şekilde aydınlatma yapardı rahmetli annem. Gaz yağı o dönemlerde pompacılarda satılırdı. Bugünkü İstasyonlarda satılan akaryakıt gibi pompalar vardı.

Zira gaz yağından yandığı için çamları tez sis olurdu. Suyumu? Derenin kenarında tamirhane vardı. Oradan güğümlerle su taşırdık.

Gaz ocağından sonra teneke soba aldık. O zamanlar sobada talaş yani yonca yakardık. Boş zamanlarımızda amcaoğlu ile eve talaş taşır yığardık. Annemin demirden ütüsü vardı. Sobadan odun kömürü koyar ütü ısınırdı. Annemde elbiselerimizi öyle ütülerdi. Sabahları çokça hamsi haşlaması yerdik. Sobanın üzerinde tencerede yahut tavada suda haşla ye. Ama ne leziz olurdu. Tadına doyulmazdı

 

Necati Dili@gazete536Kanalınızı görüntüleyin abone olunuz

 

EMİNETTİN VE REŞADİYE MAHALLESİNDEN GÖRÜNÜM ‘’

 Anılardaki yazılarımızı yayınlarken Beşinci bölümde İlkokulumu Altı senede  Kurtuluş okulunda okudum. Bu seneler zarfında yaklaşık bir ay gibi zamanda Reşadiye ilkokulunda okudum. Denize yakın olduğundan Reşadiye ilkokulunda fazla okumadım, Tekrardan eski okuluma döndüm. Yani Kurtuluş ilkokuluna tekrardan başladım. Annem elimden tuttuğu gibi Doğru Kurtuluş okulunun yolunu tekrardan tuttuk. 

Neden mi? Reşadiye okulunda okumadım. Aslında ikinci okul bana daha yakındı. Zira deniz mevzusu olunca, bizlerde rahat durmazdık cum denize hücum ederdik.

Saklı kalan resimleri, silinip giden o yerleri anılarımda göstermeğe çalışıyorum.

Anılara her gecen günlerde yenileri  her gecen günlerde eklemeye devam ediyorum. Dün, bugün, yarın, anılarımızı tarihe  not düşelim istedik.

O zamanlarda çeşitli oyunlarımız vardı. Bu zamanlarda bazı oyunlarımızda gün ışığına çıkmaktadır.

Rafet Gümüş abiyemizim evleri oradaydı Rafet kardeşler ilk botları onlar yapmıştı. Aynı zamanda Atlama kulesinde onlar yapmıştı.  Reşadiye mahallesinde  deniz kenarındaki sahilden yaklaşık on metre içe doğru kuleyi yerleştirdiler  ama zorla dengeyi sağlamışlardı. Kule devrilmesin diye.

Hamsi boldu yeni yapılan limanda o zamanlar hamsiyi orada bulunanlar sahil kısmında kovayı daldırıp hamsi alırdılar. Hani derlerdiyse büyüklerimiz hamsi karaya vurdu. Bunuda zaman içeresinde gördük. Şahit olduk

Eylül ayından sonra Bıldırcın mevsimi başlardı bizden büyükler lükslerini yakar Bıldırcın avına giderdiler bende Ağabeyimin peşine takılırdım toru ben tutardım bazen. Ağabeyim bıldırcını gördü torla yakalardı ben torun içinden Bıldırcını alırdım. Öyle zamanlar oldu ki ellen bile tutardık yağmur yağdı mı kıpırdayamazdı kaçamazdı Sabahleyin salıverirdik

Sabah evden kalkar akşama kadar deniz kenarında oynar suya girerdik ta akşam hava kararınca eve giderdik. Sadece salatalık ve domates ekmek Salatalık ve domates Bahçede zaten yetişirdi. Çeşitlide meyveler olurdu bahçede. Bizler o evde tabii kiralık otururduk. Üç katlı ahşaptan yapı idi. Balkonu ta m denize bakardı

KİTAPLAŞACAK  OLAN ANILARIMDA 

NECATİ DİLİ

 

 

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
next
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !