Samsunspor ve Gençlerbirliği, daha iki hafta önce galibiyetle kapattıkları süreçlerin ardından ileride doğabilecek sorunları sezip bu saatten sonra katkı sağlayamayacağını düşündükleri teknik direktörleriyle ani bir kararla yollarını ayırıp, kariyerli ve belki de şampiyonluk yaşamış
Farklı bir Pencereden ÇAYKUR RİZESPOR’a Bakış
“Yok ötesi, berisi; Recep, İlhan gibisi…”
Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında, puansal ve rakipsel açıdan deplasmanında alınan bir puan; ligin sonunda muhtemel rakiplerimizden biri olan Gençlerbirliği ile puan eşitliği halinde ikili averaj üstünlüğünü sağlaması bakımından şu an için oldukça değerli bir hâl almıştır.
Ancak kronikleşmiş hastalık ne yazık ki iyileştirilmediği gibi, her geçen gün daha da kötüye gittiğini Metin Şentürk dahi görürken; bazıları ya göremiyor ya da görmek istemiyor.
Samsunspor ve Gençlerbirliği, daha iki hafta önce galibiyetle kapattıkları süreçlerin ardından ileride doğabilecek sorunları sezip bu saatten sonra katkı sağlayamayacağını düşündükleri teknik direktörleriyle ani bir kararla yollarını ayırıp, kariyerli ve belki de şampiyonluk yaşamış teknik adamlarla yola devam edeceklerinden yana hiç kuşkum yoktur.
Bizim Çaykur Rizespor’umuz ise maşallah; İstanbul kültürünü görmüş ama Karadeniz’in havasını solumamış bir tercih anlayışıyla, teknik–taktik bakışta İlhan Palut’a hiçbir zaman saygısızlık etmemiş, ancak Ümraniyespor, Kayserispor ve Konyaspor’dan takıma katkı sağlayamadığı gerekçesiyle ayrılan; teknik direktörlük kariyerinde gözle görülür bir sıçrama yaratmamış Recep Uçar’ın göreve getirilmesiyle handikaptan öteye geçememiştir.
Maç sonu demecinde; 70 dakika boyunca ezik bir futbol oynanmasına rağmen, son bölümde futbol şansının da yardımıyla Mithat Pala’nın attığı iki golle gelen beraberliği kendi yaptığı değişikliklere bağlaması dikkat çekicidir.
Ben mi yanlış gördüm, yoksa Mithat Pala ikinci yarıda oyuna giren oyunculardan biri değil miydi? Yaptığım değişikliklerle oyuna giren oyuncular karakter koydu” ifadesi doğruysa, oyundan çıkan oyuncular söylemde nereye konulmuştur, yorumunu kamuoyuna bırakıyorum.
Yok ötesi berisi: Recep Uçar, aynen İlhan Palut gibisi; hatta belki İlhan Palut’a dahi yanaşamamıştır, kim bilir?
Tek santrfor Ali Sowe’den her hafta söz etmek zorunda kalıyorum. Rakip kaleye gol atması gerekirken kendi kalesine gol atması; İlhan Palut’un bıraktığı tablonun değerine, Recep Uçar’ın değer katmasından öteye gitmemiştir.
Yok ötesi berisi, “Recep İlhan gibisi” ise;
neden İlhan gitti, neden Recep geldi?
Ve yöremizin insanları, bu coğrafyanın havasını solumuş; Aykut Kocaman, Volkan Demirel, Ertuğrul Sağlam, Abdullah Avcı gibi isimler boşta iken neden tercih edilmedi?
Saygı ve sevgilerimle.
Şeref YEREBAKAN
Araştırmacı Yazar – Spor Adamı
Master Euro Lig Bölge Temsilcisi
Giriş: 17/06/2025
Giriş: 18/10/2024
Giriş: 13/04/2025
Giriş: 14/12/2025
Giriş: 06/11/2024
Giriş: 24/07/2025
Giriş: 10/03/2026
Giriş: 02/10/2025
Giriş: 01/07/2025
Giriş: 19/06/2025
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir