Hikâyemiz burada bitmiyor tabii.
Zira soracaksınız bunun Gazneli Mahmut ile ne bağlantısı var diye, değil mi?
Bir derviş için hayat belki bir Sultan ‘dan çok farklı seyretmekte;
Çünkü,
Dervişin Sultan ‘a nispetle, kendi nefsini kendine esir etmek için çok daha fazla imkânı var elinde.
Öte yandan Sultan her zaman dünya nimetlerinin, başarının, övülmenin merkezinde…
Böyle olunca da biçare nefsiyle baş başa yaşamak zorunda.
İşte Gazneli Mahmut on yedi seferde Hindistan’ın Sultanı olmuş,
Ama,
Binlerce seferde kendi vücudunun sultanı olamamışken bizim dervişle karşılaşmış.
Dervişimiz de Sultan ‘a, taktığında her an yanında olacak, her an görebileceği bir yüzük vermiş.
Bir sultana yakışmayacak kadar basit görünümlü,
Bakırdan,
Son derece değersiz bir yüzükmüş bu.
Ancak bu yüzük, Gazneli Mahmut ‘u muazzam fütuhatı ile Türk-İslam dünyasının müstesna devlet adamlarından biri yapan bir yazı taşıyormuş:
“Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bu da geçer ya Hu…“
Demek ki Gazneli Mahmut ‘u Gazneli yapan Gazne’nin Sultanı olmak değilmiş.
O, kendinin sultanı olmayı başardığı için dünyaya da sultan olabilmiş vesselâm…