Ne hikmetse bu Show’dan da neden kurtulamadık… ”Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Çaykur Rizespor, saha ve seyircisi önünde Antalyaspor’u mağlup ederek galibiyet serisini üç haftaya çıkardı hem de takım olarak önemli bir özgüven kazandı.
FARKLI BİR PENCEREDEN ÇAYKUR RİZESPOR’A BAKIŞ
“Kırılma maçımızda bravo, kırılamadık… Ne hikmetse bu Show’dan da neden kurtulamadık…”
Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Çaykur Rizespor, saha ve seyircisi önünde Antalyaspor’u mağlup ederek galibiyet serisini üç haftaya çıkardı hem de takım olarak önemli bir özgüven kazandı.
Ancak olayları ve son dört haftadaki rakipleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde; Gençlerbirliği deplasmanından alınan bir puan, Kasımpaşa karşısında elde edilen farklı galibiyet sonrası rakip takımda teknik direktör değişikliğine gidilmesi, Antalyaspor ve Kocaelispor’un son haftalarda düşüş içinde olan takımlar olması gibi faktörlerin de Rizespor’un bu seriyi yakalamasında etkili olduğunu göz ardı etmemek gerekir.
Fakat “rakip rakiptir, onların sorunu bizi ilgilendirmez” mantığıyla baktığımızda son dört haftada alınan on puan, hem Çaykur Rizespor hem de düşme potasında bulunan takımlar açısından oldukça değerli bir başarıdır. Bu bağlamda yönetimi ve teknik heyeti canı gönülden kutluyorum.
Beni tanıyan birçok dostum son zamanlarda bana şunu soruyor:
“Abi, sende Ali Sowe takıntısı mı var?”
Evet, var… Ama neden var?
Recep Hoca’nın ne beklediğini hâlâ kestiremediğim bir şekilde tek forvet oynattığı bir santrforun, geride kalan 25 haftada ortaya koyduğu istatistik ortada. Sekiz maçta bir gol ortalamasıyla oynayan bir forvetin bu takımda bu kadar ısrarla tercih edilmesini anlamakta zorlanıyorum.
Bugün yaşananlar da bunun bir örneği oldu.
Maçın 31. dakikasında Mihala’nın şutu kaleciden döndü. Ali Sowe her zamanki gibi dönen topu değerlendiremedi. Bu pozisyon ile geçen hafta Halil Dervişoğlu’nun yakaladığı pozisyon arasında bir fark göremedim. Tek fark; Halil dönen topu gol yaptı, Sowe ise kaleciye nişanladı.
Yine 66. dakikada Mithat Pala’nın yaklaşık yetmiş metre top sürerek Ali Sowe’ye bıraktığı pozisyon vardı. Zavallı Mithat’ın o emeğinin karşılığında gelen sonuç ise maalesef Ali Sowe’nin topu dağlara taşlara göndermesi oldu.
Eleştiri olmadan başarı olmaz. Bunu her zaman söylüyorum. Takım kötü gittiğinde eleştirmek, iyi gittiğinde ise alkışlamak son derece doğal bir tavırdır.
Sonuç olarak Çaykur Rizespor’umuz güzel bir seri yakaladı. Ancak takıma faydadan çok zarar verdiğini düşündüğüm Ali Sowe sevdasından neden vazgeçilmediğini hâlâ anlayabilmiş değilim. Ya ben anlatamadım, ya ben anlayamadım ya da benim göremediğim bir farklılık var. Bunu da çözebilmiş değilim.
Takımda Ali Sowe dışındaki oyuncuların özgüvenlerinin yerine gelmesiyle birlikte, Rize’mizin ortak değeri olan Çaykur Rizespor’un her geçen hafta oyununu, kalitesini ve skor gücünü artırarak alt sıralardan uzaklaşıp üst sıraları zorlaması en büyük temennimizdir.
Saygı ve sevgilerimle.
Şeref YEREBAKAN
Araştırmacı Yazar – Spor Adamı
Master Euro Lig Bölge Temsilcisi
Giriş: 28/07/2025
Giriş: 10/05/2025
Giriş: 17/04/2025
Giriş: 15/09/2024
Giriş: 09/04/2025
Giriş: 09/03/2026
Giriş: 13/09/2024
Giriş: 09/04/2025
Giriş: 27/09/2025
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir