Genel > Sayın Mehmet Şimşek Rize’ye geldiğinde keşke sokağa inseydi.

 

Ateş Hatinoğlu

 

Sayın Mehmet Şimşek Rize’ye geldiğinde keşke sokağa inseydi. Esnafın , emeklinin , çay üreticisinin karşısına çıkacak cesareti gösterebilseydi. Ekonominin neden bir türlü toparlanamadığını , piyasaların neden daraldığını , , halkın neden fakirleştiğini , alım gücünün neden düştüğünü anlatsaydı. Ticaret Borsasında iş camiasıyla toplantı yapmış ; fotoğrafa bakıyorum üç dört tanıdık sima dışında iş camiasından kimse yok. Salon Milletvekillerimiz , Valimiz ve Belediye Başkanımız dışında Ak Partili yönetici dostlarla şehrimiz bürokrasisi tarafından kısmen doldurulmuş arka sıralar bomboş. Vergi cezalarından , kredi faizlerinden , ürettiğini değerinde satamamaktan imanı gevremiş herkes sayın Bakan Mehmet Şimşek’in anlatacağı şeylerin hiçbir anlamı olmadığını biliyor olmalı ki dinlemeye gerek görmemişler. Bu ziyaretin nedenini bilmiyorum ; konuştuğum dostlarda bir şey anlamamış.

Vakti zamanında bir çorbacıya şehrin başpehlivanı gelmiş. Bir tas çorbayla yarım limon istemiş. Çorbaya yarım limonu bi sıkmış şelale gibi limon suyu fışkırmış afiyetle çorbasını içmeye başlamış. Bu sırada lokantaya zayıf , çelimsiz bir adam girmiş , boş gördüğü için pehlivanın karşısına oturmuş ve çorba istemiş. Garson limon istermisiniz deyince pehlivanın sıktığı limonu göstermiş “ben onu sıkarım sağol demiş” . Pehlivan içinden kıs kıs gülmüş ;”ulan benim sıktığım limondan su çıkaracak adam anasından doğmadı” diye. Adamın çorbası gelmiş , pehlivanın önünde ki limonu alıp bi sıkmış ; limondan çorba tasına şelale gibi su akmış. Pehlivanın gözleri fal taşı gibi açılmış şaşkın şaşkın adama bakmış ; “hemşehrim sen kimsin” ; adam cevap vermiş ; “BEN MEHMET ŞİMŞEK”…