Süheyl Eğriboz anlatıyor
Figüranla karakter oyuncusunu birbirine karıştırmayın. Figüran, kalabalıkta kahvede sandalyede oturan adama denir. Benim en ufak oyunumda bile bir aksiyon vardır. Aksiyon demekle şunu kastediyorum, filmin anahtarıyımdır. Ya jönü eroinman yaparız, ya karısına, kızına tecavüz ederiz; jön peşimize düşer. Biz olmazsak jönler hiçbir işe yaramaz. Jön ne yapacak filmde, bir kurgu lazım. Biz kurgunun anahtarıyız, filmin tuzu biberi biziz.
Kudret Karadağ, İhsan Gedik, İbrahim Kurt, Hakkı Kıvanç gibi isimler ile çok oynadık birlikte. Senelerden beri beraberiz. Çok olmuştur, aylarca karımın, çocuklarımın yüzünü görmemişimdir; çekimler için şehir dışına giderdik, üç ay dışarıda kalırdık. Oda arkadaşı, kader arkadaşı, sevdiğimiz arkadaşlar, hepsi. Üç-dört kişi kaldı zaten. Biz gittikten sonra sinemada avantür ölüyor, kim yapacak avantürü. Şimdi televizyonlarda bir sürü avantür filmler seyrediyorsunuz, benziyor mu? Adam, elinde tabanca tutmasını beceremiyor. Biz objektife oynuyoruz.
Bu işin mektebi yok. Bu işin mektebi Yeşilçam. Ben Yeşilçamlıyım ve bununla övünürüm. Sinema filmi olsa da oynasalar. Televizyon filmi, olmadı sil baştan, yeniden çekiliyor. 35 mm’lik filmin tekrarı olmaz, en ufak plan 20-25 metre. Filmin metresi 300-500 bin lira. Televizyonda oynayanlar 35’lik filmde çalışsınlar da göreyim ben onları. Oyunculuklarını o zaman takdir ederim
ALINTI